İstanbul Escort enginar kokusu escortla istanbul geceleri

Enginar kokusu escortla istanbul geceleri

Evlendikten sonra yerleştiğimiz bu güzel istanbulun bebek semtinde, eşimle beraber yaşadığımız çok güzel bır aşk yapma olayını anlatacağım. Bu satırları yazarken bıle içim eriyor, damarlarımda ateşler dolaşıyor... 
Altmış daireli bu koca apartmanın 27 numaralı dairesinde biz, 28 numaralı dairesinde de Brown’lar oturuyor. Onlar da bizim gibi, evleneli iki, üç sene olmuş ve yine bizim gibi henüz çocuk yapmamışlar. Ikisi de zenci escort ama seyretmeye doyamazsınız. Adam aygır gibi iri yarı ve adaleli. Kadın da bir kısrak. Kocam kadına, ben de adama hayranım. Ama bir tek kelime Ingilizce bilmediğimizden, birtürlü dostluk kuramıyoruz. Monotonlaşan seks hayatımızı renklendirmek için, istediğimiz fırsat da bir türlü olmuyor. Yalnızca bakışlarımızla ve çok basit kelimelerle birbirimizle ilgileniyoruz. Herhalde onların aksi tipleri (sarışın, yeşil gözlü) olduğumuzdan, son karşılaşmalarımızda, onların da gözlerinde seks parıltıları görmeye başladık. 
O cumartesi günü, daha önceden defalarca prova ettiğimiz senaryoyu gerçekleştirdik ve kocamla münakaşaya başladık, işe yaramaz ufak-tefek eşyayı yerlere atıyor ve sık sık banyoya tuvalete girip (onların da aynı yere açılan pencereleri var) çığlıklar, inleme sesleri çıkarıyorduk... Benim üzerimde tamamen şeffaf bir gecelik, kocamın da kısa bir şort vardı. On dakika sonra kapı çalındı ve karı-koca Brown’lar tuzağımıza düştüler. Açtım ve kendimi o aygırın kollarına attım. Karısı da kocamın yanına gitti. Ve herşey birden başladı. Adaleli kolların beni sıkıca kavradığını, tamamen bastırdığını hissettiğimde, kocamla kadının da diğer odaya geçtiklerini gördüm. Ve Bay Brown hızla ve tamamen soyundu, heykel gibiydi. Erkekliği kabarmış en az yirmibeş sentime ulaşmıştı. Bekliyordu. Ağır ağır geceliğimi çıkardım ve ilk yaratılmış iki insan gibi, Adem’le Hawa gibi olduk. Yalnız Adem zenciydi ve bu da beni çıldırtıyordu. Belki de beş-on dakika birbirimizi seyrettik. Omuzları, kolları, daracık kalçaları, uzun ve sert bacakları, şahane penisi ile erkek cinsinin en mükemmel örneğiydi. O, yüzümü uzun uzun seyrettikten sonra, kadife gibi yumuşacık kahverengi bakışlarını memelerime, karnıma bacaklarıma çevirdi ve heyecandan dudakları aralanmış cinselliğimde durdurdu. Baktığı her yerim, Ekvator güneşi değiyormuş gibi yanıyor ve her hücresi, şehvetli bir çift dudak gibi emici hale geliyordu. Ağır ağır yaklaştı, hiçbir yerimi ellemeden yere diz çöktü ve ayaklarımdan başlayarak baldırlarımı, bacaklarımı öpmeye, yalamaya, emmeğe başladı. Çok yavaş ilerliyordu. En sonunda kadınlığımı buldu ve nemli, etli, sıcak dudaklarını onun dudaklarına değdirdi. Oylece durdu. Yalnızca öpüyordu. Birden dilinin içime girdiğini, klitorisimi ezdiğini hissettim ve bacaklarımı iyice ayırdım. O, hırsla ve hızla, kadınlığımı emiyor, yalıyor ve sanki canımı eritiyordu... Birden titremeye başladım. Boşalıyordum. Sonra ağzını karnıma getirdi, memelerime yükseldi. lrileşen memelerimi, daireler çizerek yalıyordu. Çıldırıyordum. Hala elleriyle herhangi bir yerimi ellememişti. Sonunda dudaklarını meme uçlarıma değdirdi.. Hafif hafif ,ısırarak emiyordu. Birden iri bir parmağın kadınlığımın üzerinde gezindiğin'i hissettim. Klitorisimi bularak hafifçe ezmeye başladı. Ve dudaklarımız birleşti. Dudakları etli nemli ve sıcaktı. Işte o an penisini elledim. Elimin içinde, sertliği, iriliği ve sıcaklığıyla bir totem gibiydi. Bu defa ben, dudaklarımı geniş omuzlarında, düz ve sert göğüslerinde, adeleli karnında gezdirerek penisini buldum. Ne kadar da kocamandı. O anda gözüm biraz ilerimizdeki duvarda duran boy aynasına ilişti. Simsiyah bir erkekle bembeyaz bir kadın, çok hoş bir manZara yaratmıştı. Penisi sıvazlamaya ve dibindeki tombul yuvarlakları okşamaya başladım. 0 anda aklıma enginar geldi.. Evet, bay Brown’un erkekliği aynen iri bir angie nar gibiydi. Kalın bir sap ve kocaman bir baş. Gözlerimi kapayarak ağzımı iyice açtım ve penisin başını ağız boşluğuma tamamen sokabildim. Çok hoş bir tadı ve kokusu vardı. Yavaş yavaş yalamaya ve ağzıma sokup çıkarmaya başladım. Birden Bay Brown inlemeye, bağırmaya başladı. Daha çıkarmaya çalışırken, bembeyaz ve sıcacık meniler fışkırdı. Ağzım, memelerim hep meni ile dolmuştu. Koyu, bol ve sımsıcak menileri elleriyle yaymaya, memelerime sürmeye başladı. Sonra üç kişilik koltuğa, kalçaları bacakları boşlukta kalacak şekilde sırtüstü yattı ve bacaklarımı açtırarak cinseliğim penisinin ucuna denk gelecek şekilde beni ayarladı. O memelerimi okşarken, ben de gövdesinden tuttuğum enginarı, kadınlığımın aralanmış dudaklarına sürtmeye başladım. Çok hoş oluyordu. Sora yavaş yavaş denemeler yapmaya, üzerine oturmaya çalıştım. Çok kocamandı. O, işaretlerle karısının bunu başardığını anlatıyordu. Sonra yine işaretle başını iyice .ıslatmamı istedi. Sıvı vazelini getirdim ve özellikle başına sürmeye başladım. Bir tarftan da öpüşüyorduk. Bu siyah beyaz zıtlığıl beni bir başka türlü tahrik ediyordu. Ve yine aynı pozisyonu aldık. Daha kolay giriyordu. Sonunda tamamen kayboldu. Kalkıp oturarak belli bir ritm tutturdum. Arada bir tamamen çıkartıyor, tekrar sokuyordu. O zaman, cinsel ilişkiye yeni. başlıyormuş gibi, apayrı bir zevk duyuyordum. Ve birden, beynim yerinden çıkarak aşağılara inmeye başladı. Artık o muhteşem enginarın üzerinde çılgın gibi zıplamaya başlamıştım. Içime fışkıran kızgın lavların rahmimi doldurmasını hissetmemle beraber, uçarak, hafifleyerek, ölerek orgazm oldum ve bay Brown’ın geniş göğsüne kapandım. On onbeş dakika sonra kendimize geldiğimizde, içerki odadan. kocamın ve bayan Brown'ın mırıltıları, iniltileri geliyordu. Onların birleşmelerini de kocam bir diğer mektupta anlatacak. Bütün zenci erkeklerin enginarlarına sevgilerimi, öpücüklerimi sunarım. (K.S.; IZMIR) 
loading...