İstanbul Escort escort böylesini kaç kişi yaşamıştır

Escort böylesini kaç kişi yaşamıştır

Ben ve eşim aslında çağdaş fikirlere sahibiz. Ama gene de aşağıda anlatacağım olay bizi etkilemiş, günlerce suskun ve utanma duygusu içinde bırakmıştır. Bakın anlatayım... 
Ben 44 yaşındayım. Eşim ise 37. Bir firmada ikinci müdürüm. Eşim Şule lise mezunu bir ev hanımı. Olay, Frankfurt’taki bir fuara katılıp dönerken, yani geçean yılın Ağustos ayında oldu. Güzel geçmisti fuar. Almanlar standımızdaki mallara çok önem verdiler. Iş üstüne iş bağladık. Akşamları dostumuz olan Alman ailelerin davetlerine katıldık. Boş zamanlarda da Şule’yi gezdirdim; hayvanat bahçesine, Palm Garten’e gittik. Ama o hep şu anda 18 yaşında bulunan oğlumuzu düşünmekten, telefon irtibatı kurup yemek yeyip yemediğini öğrenmeye çalıştığından pek eğlenemedı  istanbul escort 
Artık donüyorduk. Sabah erkenden Bahnhotf'dakı erenköy Otelden ayrıldık. Station tipi Renault'muzla Munih'den geçıp Avusturya'ya girdik. Sınırdan sonraki ılk istasyonda durup benzin alırken 18 yaşında, sarışın, kıvırcık saçlı, orta boylu, hafıf dolgun, yeşil gözlü, beyaz tenli bir kızın hemen yanıbaşımızda bize baktığını farkettik. Konuşmuyordu ama bakışları, beni de alın, diyordu. Ingilizcesi azdı, berı sorar sormaz teklifimizi kabul edip sırt çantasını arabanın arkasına atıp yerleşti. Pek konuşkan bir kız değildi. Arka koltukta sakız çiğneyip etrafı seyrediyordu. Arada bize cevap veriyordu. Adı Jilda imiş. Okulu yeni bitirmiş. Avusturya'nın güneyine, kız kardeşinin yanına gidiyormuş. 
Jilda mini etekliydi. Çok seksi bir görüntüsü vardı. Dudakları etli, burnu mütenasip, hafif kalkık, kirpikleri sanki takma gibi gösterişliydi. Hele yeşil gözleri beni adeta tahrik etmişti. 
Yolda bir marketten meyva aldık. Meyvaları seçmek için eğilen kızın geniş kalçalarına baktım. Yuvarlak kalçaları tüm tahrik edici boyutlarıyla ortaya çıkmıştı, ihtimal külotsuzdu. Karımla Jilda dışarıdayken arabaya girdim ve dikiz aynasını biraz aşağıyı gösterecek şekilde ayarladım. 
Bindiler. Kız tam istediğim gibi ortaya doğru oturuyordu. Dikiz aynasından kızın süt beyazı cömertçe açılmış bacaklarını ve iki bacağın bitim noktasındaki bölgeyi rahatça görebiliyordum. Yola devam ettikçe daha da gevşedi. Geriye yaslanıp bacaklarını ikiye ayırdı. Gerçekten de külotu yoktu ve sarı tüyleri ile nefis kadınlığı ortaya çıkmıştı. Neredeyse yolu şaşırıyordum. Viyana'yı geçtığımızde vakıt gece yansına geliyordu. Aklım hep kızdaydı. işık olmadığı içın artk orasını burasını göremez olmuştum. Zaten aynayı da eskı haline getirmiştim. Bir dağ moteiine vardığımız zaman, çok yorulduğumu, mola vermemiz gerektiğini söyledim. Halbukı bir saat daha araba kullansam kızı bırakacağımız kasabaya varmış olurduk. Jılda bu işe hiç itiraz etmedi. Arabayı parkedip motele girdik. Onları lobide bırakıp resepsiyona gittim. Bir oda istedim. Adam üç yataklı odalarının olmadığını söyledi. Ama kanepede yatmanın mümkün o|duğunu belirtti. işi bitirdikten sonra bizimkilerin yanına döndüm. Başka oda kalmadığı için tek odayla idare edeceğimizi söyledim. Ne Şule itiraz etti, ne de Jilda... Motelin restoranında çok neşeiendik. iki şişe şarabı yarım saatlik yemek süresinde bitirdik. Jilda aç kurt gibi sildi süpürdü yemekleri. Bu arada Şule’yi çok beğendiğini söyledi. Benim yakışıklı olduğumu fısıldadı. Kimbilir oğlumuz ne kadar yakışıklıydı! Eşim de, gel seni onunla evlendirelim, diye takılıyordu. Jilda ise, siz Türklerin aleti çok büyük olurmuş, diyerek bu teklife yanaşmıyordu. Gülüp duruyorduk. Şule öyle çakırkeyif olmuştu ki, ikide bir sarılıp Jilda’yı öpüyor, yanaklarını sıkıyordu. Vakit geç olmuştu. Kalktık, odamıza gittik. Jilda valizini açtı, beybldol türü, siyah dantel, süper kısa geceliğini çıkardı. Sonra da en ufak bir tedirginlik duymadan üzerindeki bluzu çıkarıverdi. Sutyeni yoktu. Yukarı kalkık uçlu, iri ve kıpır kıpır göğüsleri ortaya çıkmıştı. Korkunç cabizesi vardı bunların. Kendimi zor tutuyordum. Şule de öyle kalakalmış, kızın genellikle gizli kalmış bu hazinelerini seyrediyordu. Ben bu arada süveterimi, gömleği çıkardım. Ust tarafım çıplaktı. Kız ciklet çiğnerken gözleriyle hafif takıldı üzerime ve soyunmaya devam etti. ikimizin de gözleri faltaşı gibi açılmış“Küiodu olmayan Jilda şu anda çırılçıplaktı. Sarı tüylerin arasmdan şeftaiisi pek de güzel görünüyordu. Eğilip diş macununu ve fırçasını alırken yuvarlak kalçası da en az o kadar görkemiiydi. Ben zaten hemen pantaionumu çıkarmıştım; uyum olsun diye! Külotumu da umursamaz bir biçim“ de fora ediverdim. Benım ufaklık hareketlerime uyarak sallanıp duruyordu. Karimi “Çıplaklar kampını da geçi! yahu,” dedi ve üzerindeki"?“ çıkartıp, kombinezonunu gıydı. (anda eşım de venus tanrıçası Kadar güzeldi. Karım sonra yatağa dalıverdi, ben de yanına... 
Bu arada Jilda çıktı, bize gülümseyerek baktı. Sonra masanın üzerindeki battaniyeyi alarak kenepeye uzandı. Ikinci battaniyeyi de başının arkasına koydu. Ama rahatsız olduğu belliydi. Çünkü kanepe boyuna göre kısa ve dardı. Ben biraz da gösteriş olsun diye yorganın altından karımın apış arasını çimdikleyiverdim. Karım bir çığlık attı. Birbirimize sarıldık. Sanki Şule de kızı kudurtmak ister gibiydi. Dudaklarımızı emiyorduk. Yan gözle baktım, kız cikletini çiğniyor ve yarı kısık gözlerle bizi seyrediyordu. Zevklenmişti. O arada Jilda’nln yastık niyetine kullandığı battaniye düştü. Onu alayım derken, kanepenin bir ayağı zaten kırıkmış, bir yana çöküverdi. Bunun üzerine Şule, Jilda’ya yatağın kendi tarafındaki kenarını gösterdi başıyla. Jilda ise, hiç olur mu, filan demeden yatağa ilişiverdi. Artık eşim ortada, üçümüz sırtüstü yatıyorduk. Ben bir iki dakika durduktan sonra yavaşça yana dönüp karımın üzerine kaykıldım. Eşim biraz utandı ve olmaz, diyerek kızı işaret etti. Jiida ise, “'Bana aldırmayın, devam edin,” diyerek bizi cesaretlendirdi. Ben de hemen karıma doğru hamle ettim. Dikiş başlamıştı. Yatak gıcırdıyor, sallanıyor, kız da bu periyodik salınımlarla bizle birlikte yatakta gidip geliyordu. Ben edepsizliği iyice ele almıştım. Bir iki hareketle yorganı düşürdüm. Kız da imrenerek ve sırıtarak eğilmiş, karımla benim birleşen su kanallarımıza bakıyordu. Bu arada ayaklarımı, kollarımı hatta yanaklarımı yanlışlıkla kıza dokundurmaya başladım. Bir ara baldırına çimdik bile attım. Derken ikisinin de omuzlarından tutarak yüzlerini çevirdim. Birbirlerinin dudaklarına çıldırmışçasına saldırdılar. Eşim kızın memelerini okşadı, sonra körpe vücudunda gezinip şeftalisine ulaştı. Nefis yarığı araldı, avuç'Iadı... Ben bu arada kızı ufak bir hareketle eşimin üzerine yüzükoyun uzandırdım. Sonra en üste de ben uzandım. Islak, yumuşak, sıcaktı. Hem o şeftaliye sahip oldum hem de kızın boynunu, omuzlarını, yanaklarını öpmeye başiadım. Orgazmlar ardarda gelmeye başladı. Biraz dinlenip yeniden başladık. Iki kadın 69 pozisyonu almıştı. Bu arada ben m ufaklığın da tadına bakıp, onu en büyuk, en sert ha ıne get rdiler. Nerede patladım bu kez bı ıyor musunuz, k z n o muhteşem memelerinin aras nda! Karım bu patlama sırasında Jılda'nın memelerini ikı yandan bıtiştrerek aldığım zevki ve patlamanın gücünü daha da artırdı. Biz bunu yaparken şehvetli kız kısık gözlerle önüne bakmaya devam ediyordu. Benim işim bittikten sonra iki dişi heyecanla sarıldılar. Birer bacaklarının karşılıklı olarak sıkıca birbirlerinin apış aralarına bastırdılar ve orgazm olana kadar bir sıktılar, bir gevşettiler. Ter içinde boşaldılar sonra. Uyuduk. Sabahleyin kalkıp yıkandık. Eşim solgun ve durgundu. Ikimizirı de yüzüne bakmıyordu. Belki de bakamıyordu. Utanıyordu. Sarhoşluğun etkisi geçmiş ama yaptıklarını unutmamıştı. Kız ise gayet rahat ve kayıtsızdı. Çiklet çiğnemeye devam ediyordu. Gratz sınırında kızı indirdik. Yol boyunca da pek az konuştuk. Hala bile o günkü olayın hafif burukluğu var içimizde. Bazen diyorum ki, keşke o olayı yaşamasaydık. Ama bazen de böyle ilginç bir motifi bizden başka kaç kişi yaşamıştır acaba... deyip gülümsüyorum. (O.T. Beyazıt/ISTANBUL)