İstanbul Escort escort la yaşadıklarımız eşime armağan

Escort la yaşadıklarımız eşime armağan

Göndermiş olduğum anımı tüm ıı okuyucularla paylaşmak ve şu anki mutluluğumu ikinci evlilik yıldönümü olan 9 Ağustos'da eşime hediye olarak vermek istiyorum. Hemşire olarak çalıştığım hastanede karaciğer büyümesinden yatan 30 yaşiarında bir hastam ' vardı. Sessiz, çekingen, hasta o|masına rağmen görüntüsü temizdi. Nöbetçi olduğum bir cumartesi ziyaret günüydü. Dikkatimi çekmişti; ona hiç ziyaretçi gelmiyordu. Meraklanmıştım. Ziyaret saatinden sonra odasına gidip sordum. Hayatta annesinden başka kimse olmadıgını söylediğinde çok üzülmüştüm. O günden sonra elimde olmayarak ilgimi çekmeye başlamıştı. Onunla konuşmak isteğimi yenemiyordum. istabul escort Karaciğer biyopsisi yapılmıştı. Sık sık nabzını ve tansiyonunu ölçüyordum. Ilk kez ona bu kadar yakın oluyor, dokunuyordum. Ateşi için koltuk altından derece verirken elimle kendim koymak istedim. Dereceyi almak için eğildiğimde gözlerine baktım. Zeytin gibi siyah gözleri, gömleğimin arasından göğüslerime bakıyordu. Dereceyi almadım. Tuvalete gidip bir düğme daha açtım ve sutyenimi göğsümün yarı yerine kadar indirdim. Yanına gittim. Tekrar gözieri göğüslerimdeydi. Eğilip öpmek geldi içimden. Yatağın yanındaki sandalyeye oturdum. içimde bir şeyler kıpırdıyor, kendimi kontrol edemiyordum. Parmak ucu dizime deyiyordu. beşiktaş Gözlerine baktım ve gülümsedim. Dizlerimi aralayarak parmaklarını sıkıştırdım. Birden cekti elini. Bende bir korku belirdi. Onu arzuluyordum. Sandalyemı yakıaşıırdım. Dizlerimi iki yana açtım, elini tekrar arasına aldım. Eli dizimden bir karış içerdeydi. Baktım, tansiyonu yükselmişti. Durmak zorunda kaldım çünkü tehlikeli olabilirdi. 
Oğleden sonra ülmi çekııecegı ıçın onu tekerlekli iskemleyie röntgene götürdüm. Asansörde “Bana kızıyor musun?" diye sordum. "Hayır, sadece pek alışık değılim," diye cevap verirken gulümsüyordu. Eğildim, dudaklarına bir öpücük kondurdum. “Bu gece nöbetçiyim, görüşürüz,” dedim. Bahri bende tutkuya dönüşmüştü, görmeden yapamıyordum. Kafamın içi karma karışıktı. Ama ne olursa olsun bu gece onunla olacaktım. Nihayet beklediğim an gelmişti. Odaların ışıklarını kararttım, hastalara ilaçlarını verdim. Bahri’ye “Eğer uykun yoksa bizimle otur, konuşuruz," dedim. Kalktı ve bizim odaya geldi. Odada nöbetçi doktor ve bir hemşire daha vardı. Havadan sudan konuştuk. Nöbetçi doktor yatmaya gitti. Odada üç kişi kaldık. Bir müddet sonra karşısındaki kanapeye oturdum. Arkadaşım da hastaları kontrole gitmeye karar verdi. Ben çay içerken gözlerini bacaklarıma diktiğini fark ettim. Görmemiş gibi yapıp araladım. Bacak bacak üstüne atarken eteklerimi hafifçe sıyırdım. Gözüme önündeki kıpırtı ilişti. Bahri’ye hastane dışında dolaşmayı teklif ettim. Bahçede elini tuttum, ondan hoşlandığımı, hemşirelerin de insan olduğunu, seveceği bir erkeğin çıkabileceğini anlattım. Gece soğuktu. Elele servise döndük. Asansörün önünde beklemesini söyleyerek odaya geldim. Ust katta bulunan bölüm başkanının odasının anahtarını aldım. Yukarı çıktık. Odaya girer girmez kapıyı arkadan kitledim. Kapıya yaşlandım. Elinden tutup kendime çektim. Ayakta öpüşüyorduk. Sonra yere uzandık. Onu öpüyor, dilini ağzımda dolaştırıyor, emiyordum. Formamın düğmelerini ustalıkla tek tek çözdü. Boynuma, boğazıma dudağını sürdükçe içim yanıyordu. Bir taraftan öpüyor, yalıyor, bir taraftan da elbiselerimi acele acele çıkartıyordu. Sutyen külot kalmıştım. Sutyenimin kopçalarını koparırcasına çıkardı. Memelerim emrindeydi. Sanki bunca yıldır ona saklamıştım. Her okşaması beynimin sarsılmasına yetiyordu. Uzerinde ne varsa çıkardım. Meme uçlarımı dudaklarının arasına aldığında kalbim duracaktı. Harıka emiyordu. Muhtesem yalıyordu. Alt tarafım vıcık vıcık olmuştu. Bacak arama sanki ateş duşmuştu, kavruluyordu. “Sana çok şey yapacağım" fısıltılarını duyuyor, zevkten uçuyordum. Elleri bacaklarımda geziniyor, dili tüylerimi ürperterek aşağılara iniyordu. Göbek çukurumun etrafında gezdirirken nefesim kesılmişti. Bir elı kalçalarımda, bir eli külodumun üstünde geziniyordu. Külodumu çekip çıkardı, orama dudaklarını hafıf aralıklı dokundurmaya başladı. Kendimden geçmiştim. Dilini yavaş yavaş gezdirmesi, yalamasıyla öyle o|muştum ki kafatasımdan beynim fışkıracak sandım. Dılini iç kısma doğru itmesine sadece harika diyebildim. Başını kaldırıp bakire olup olmadığımı sordu. “Sus. ne olur, devam et" dedim. Başını tekrar bacak arama gömdü. Aşağı inip, yukarı çıkıyordu. Kalçalarımı kaldırıp yere vuruyordum. Vücudumun titremesine engel olamıyordum. Külodunu çıkardı, elimden tutup önüne doğru çekti. Dimdikti, sertti, zonkluyordu. Kalınlığı ve büyüklüğü ürperti veriyordu bana. İstiyordum onu. Başımdan tutup kendine doğru çekti. Dudaklarımla uç kısmına bir kaç öpücük kondurdum. Dilimle yalamaya başladım. Tadı nefisti. Çok hoşuma gitmişti. Ağzımı açtım, bir kısmını aldım. Emiyor, yalıyordum. Hepsini almak istediğimde gırtlağıma deydi. Nefes alamıyordum. Bahri ohh’luyor, saçlarımı okşuyor, başımı bastırıyor, ileri geri yapıyor, hepsini ağzıma yerleştirmeye çalışıyordu. Ellerinden tutup sırtüstü uzandım. Onu üzerime çektim Ama o “Olmaz, bakiresin. Ileride ben de vicdan azabı çekerim, sen de yaptığına pişman olursun," derken oldukça kararlıydı. Şaşkın, aynı zamanda arzuluydum. Onun olmak istiyordum. Onu ikna etmeye çalıştım. Bunu benim istediğimi, istediğim bir şeyden pişman olmayacağımı, ondan çok hoşlandığımı, bu zevki benden esirgememesini söyledim. Uzerime eğilip beni" öperken erkekliği karnımın üzerinde göbeğime girecek gibiydi. Kalbimin atışı hızianmış, nefes alamıyordum. Pamaklarıyla aldığı sıvıyı önüne sürdü. Uç kısmıyla yavaşça girdi sonra. Tatlı bir sızı sardı vücudumu, her yanım titriyor, yanıyor, kavruluyordum. Biraz bekledi. Tekrar daldı. Bu sefer müthiş acı duydum. Beklemedi ve kaşıkları kasıklarıma yapıştı. çılgına dönmüştü. “Devam et, durma” diyordu. Kalçalarımı kaldırıp indiriyordum. Dudaklarım Bahri’nin dudaklarında çürüyordu. Dilim kopacak gibiydi. Dudaklarımız ayrıldığında ohh, ohh diyebildim. Dayanamayacaktım. Ama doyumsuz zevk alıyor, bitmesini istemiyordum. Bahri öyle ritmik hareket ediyordu ki sanki bir orkestra şefiydi. Memelerimi ağzına alıp emiyor, ısırıyor, uçlarını kopacakmiş gibi çekiyor, alt tarafıma hakim oluyordu. Kulak memelerimi yalıyor, emiyordu. “Gelmek üzereyim" diye fısıldaması çıldırtmıştı beni. Bu kelimeler bana yabancıydı ama çok hoşlanmıştım. Bir sızı hissettim. Aşağılara doğru kayıyordu. Kızlığa veda etmiştim_._ Ama henüz hiç bir şey bitmemişti. Uzerime eğildi, “Seni getireceğim ama gelmeyeceğim” dedi. Tekrar girmişti. Her tarafım kavrulmaya başlamıştı. Sonuna kadar ilerlediğini hissediyordum. Ben de hızlanmaya başladım. Her şey çok iyi gidiyordu. Kasıldım. O işe gerilmiş, nefes almaları hızlanmıştı. Oyle bir sarsılmıştı ki beni bile titretmişti. Gümbür gümbür boşalmıştı. Sıkıca sarıldım. Ona en güzel hediyemi sunduğumu ve daha ne istediğini sorduğumda bana arka çıkınımı istediğini söyledi. Ben de arkamı döndüm ve dizlerimin üstüne eğildim. Yanaştı. Korkuyordum. Sıvı ile bir kere daha onu kayganlaştırdı, sonra yavaşça yüklendi. Çok acıyordu. Kalkıp dolaptan krem aldım ve onunkine sürdüm. Beni kendine çekti. Daracık yer adeta yırtılıyordu. 
Ama çok da hoşuma gidiyordu. içim gıdıklanıyordu. Her seferinde derin bir ohh çekiyordum. Elleri göğüslerimi sıkıyor, onlarla oynuyordu. Elini altıma attı ve avuçladı. Parmakları bana daha çok zevk veriyordu. Hızla devam ediyorduk. Müthiş bir şekilde sarsılmaya başladık. Içime boşalmıştı. Bulunduğu yerden çıktı. Bu kez sıra ağzımdaydı. Son damlasına kadar boşalttı. Çok güzel tadı vardı. Ağzımda tüm heybetiyle titriyordu. Tüm sıvıyı yuttum. lkimiz de rahatlamıştık. Ağzımdan çekti ve yanıma oturdu. Suçluluk duyar gibiydi. Pişman olmadığımı ve sonsuz zevk aldığımı söyledim. Kalktık, giyindik. Arkam, önüm parçalanmıştı. Birkaç gün sonra taburcu olacaktı. Sevgimin aşka dönüştüğünü hissediyordum. Ancak bir ay sonra kontrole gelecekti. O güne kadar beni hiç aramadı.. Ama o gün kontrolden sonra karşıma dikilip evlenme teklif etti. Kendimi tutamayıp boynuna sarıldım ve evlendik. Şu an bir kızımız var ve çok mutluyuz.