İstanbul Escort escortla istanbulda neler yaşadık

Escortla istanbulda neler yaşadık


Devamlı bakıyorum anahtar deliğinden. Görünürlerde henüz uyanmış bir kadın yok. Dün sabahtan beri uyuyorlar. Iki kadın aynı yatakta Ev benim benim olmasma, ama üç gün önceki tuhaf bir telefon konuşmasmdan sonra zorlukla hatırladığım eski bir sevgimin kadın arkadasıyla birlikte ziyaretini kabul etmek zorunda kaldım. 


Saat 23.35 
İçeride ışık yanıyor. Hol kapkaranlık.İki nefes çekip söndürdüğüm sigaralarla doldu döşeme. Gerginliğimi üzerimden bir türlü atamıyorum. Birkaç öğündür ağzıma hiçbir şey koymadım. Uyanmalarını bekliyorum. Hayır, diyorum. aralarında ne var nedir tam olarak bilmek gerek. Belki bu tuhaflıldan bana da anormal olmamak kaydıyla bir pay düşebilir.İkisi ve ben. Üçümüz. Kendi aramızda... 


Saat 23.55 
Gece yarısına az kaldı. Sabrım tükenmeye başlıyor. Günlerdir sıkıntıdan patlamama rağınen eski sevgilimi, onunla yaşadıklarımızı bir an bile düşünmedim. Yalnızca sevişme seanslarımızı seans diyorum çünkü doktor ve hasta değilmişiz gibi gelir bana hep. kalplerinize kazımış bile olsak beden ve yüz değiştirirken zaman içinde hatırlıyorum.İstanbul bayan escort en çok neyi yapmayı severdi ben onun bana ne yapmasım severdim ona neyi yapmayı sever. Şu anda deliler gibi merak ediyorum. Onunla ne yapmıştık? Neler geçti aramızda? Ne zaman tanıştık, birlikte olduk ve ayrıldık? Tam bunları düşünmeye, hatırlamaya başlamışken sarıyer deki evin kapı gürültüyle açılıyor ve 23. kez aynı cümle ve aynı ses tonu: 
“Bir şişe su, iki aspirin ve üç dilim kek.” 
Yirmi iki boş su şişesi. Boş bir aspirin kutusu ve boş hazır kek ambalajları. Bundan önce tam altmış altı dilim kek verirken yirmi iki tabak kirletmiş olmalılar. Geri verilen tabakları yıkamadnn çünkü sular da kesik. 


Saat 01.50 
Büyük bir gürültüyle sular geldi. Bütün musluklarm açık olması yüzünden ev küçük bir sel felaketi geçirdi. Dantelleri kurtardım, ama yer minderleri kurutulacak ertesi gün. Güneş açarsa tabii. Dört-beş gündür hava kapalı. Hiç yağmur yağmadı. Giriş katındaki genel banyoda saatlerce yıkandım. Ve aynı evde iki mecidiyeköy escort birlikte bulunmak ne kadar azap veriyormuş bedenime öğrendim. Yeryüzü bir şey söylemek isteyip de zamanını kestiremedikleri için susanlara benziyordu. 


Saat 04.25 
Anahtar deliğinden bakmaya devam ediyorum. escortlardan bir tanesi uyanmış. Çünkü yatakta sadece bir tanesi var. Uyanan banyoda olmalı. Vücutları birbirine benzediğinden yatmakta olanın kim olduğunu bel hizamdaki bu delikten göremiyorum. Aynı yatakta yaklaşık iki gündür uyuyorlar. Bu durumun bende yarattığı derin kuşku çok sarsıcı geliyor artık bana. Kim bunlar? Ne yaptılar? Kaçıyorlar mı? Polisten mi kaçıyorlar? 


04.33 
Ev benim. O, yani eski sevgilim, hiçbir zaman bu evi tanımadı. Diğer kadın içeri girdiğinde hiç yabancı gelmemişti aslında bana. Üstü ters bellekle örtülü eski bir tanıdık. Sanki o da bu eve yabancı değil gibiydi. Üst kata çıkan merdivene açılan koridoru şaşırmadan buldu. Oysa girişte iki koridor vardır birbirine çok benzeyen. Diğeri kömürlüğe ve bodruma açılır. 


05.10 
Birden hatırladım. Yanlarında küçük bir bavul ve el çantası getirmişlerdi. Bavulu odaya aldılar ama el çantasını dışarda unuttular. Ama açmam uygun bir hareket olur mu? Ya içinde karıştırdıktan sonra tekrar eski düzenini veremeyeceğim şeyler varsa? 


05.15 
Tereddütüm uzun sürmedi. Merakıma yenilip el çantasını açtım. İçinden iki peruk çıktı. Makyaj malzemeleri. Bir de kalın bir telefon defteri. Büyük bir hayal kırıkhğı yaşamıştım. Çantadan aralarındaki ilişkinin düzeyini işaret edecek bir eşyanm çıkmasmı umuyordum. Yapay yardımcı cinsellik araçları ya da en azından bir sexshop’un kataloğu vs vs...


06.10 
Telefon defterini karıştırırken uyuyakalmışım.İçinde bana ait hiçbir telefon ya da adrese rastlamadım. Çok yer ve iş değiştirdiğimden dostlarımın rehberlerinde esash bir yere sahibim ne zamandır. Belli ki bu defterin sahibi eski sevgilim değildi. 


07.10 
Onları, yani eski sevgilimi kıskanmıyor da değilim aslında. Onca zaman hiçbir haber vermeden ortalıktan kayboluyor ve  bir  mecidiyeköy bayan escortla günün birinde çıkıp geliyordu. Eski sevgililerimle irtibatımı hiçbir zaman koparmadığımı iyi biliyordu. Zira son konuşmamızda bunu uzun uzun konuşmuştuk. Özel bir an değildi. Genellikle sevgililerirnden ayrılırken hep aynı nutku çekerdim. “Bak canım biz ayrılsak da asla birbirimizden kopamayız, kopmamalıyız. Geçmişimizi inkar olur bu.” 


07.25 
Gün ışığı iyiden iyiye salonu doldurdu. Yirmidördüncü kez gelen buyruğa boyun eğdim gene. “Bir şişe su, iki aspirin ve üç dilim kek.” Kendimi giderek kat hizmetlisi gibi hissediyorum. Benim otelim burası. Müşterilerimin kaydım bile almadan bir odaya kapadıklarma tanık oldum ve kim kiminle ne yapıyor bilmiyorum. Gözlemci olmak yetmiyor bana. Hem müşteri hem otel sahibi hem hizmetli. Hepsini olmak her yerde yasamak istiyorum. Kapılı bir kapı ardında bana düşen tek şey bir anahtar deliği kadar hayat. Bu deliğin arkasında 300 yaşında gibiyim. 


08.24 
Kapı ilk kez ardına kadar açıldı.İki escort bayan ilk kez yan yana göründü. Artık onlarla beni ayıran bir yatak yoktu. Üçümüz de ayaktaydık. Ağaçlar gibi. .. Anahtar deliği bu kez bedenlerimi bir arada aynı karede görüyordu. Gözler yoktu bize bakan. Iki doymuş beden ve bir boş beden arasında hiçbir şeyi görmekten çekinmeyen bir anahtar de sanırım kafayı yedim. Hacer hanım kahve servisi yapmasa kendime gelemeyecektim. Yani insan bu kadar uzaklaşır mı konudan. Yani biri bana soru sorsa ağzımdan ne çıkacak. Neden ben bu kadınm bu kadar hoş olduğunu fark etmemişirn. Gerçi toplantıya ilk defa katılyor, karşılaşmıştık birkaç kez koridorda ama dikkat etmemişirn. Patronumun bir kadın olması garip bir şey. 


Alışılagelmiş bir şey değil. Kadın işte. Bunu aşağılamak için söylemiyorum ama ne bileyim hani bir erkekten gelecek ağır bir söz bir uyarı falan daha kabul edilir de, bu hoş kadının banaLütfen daha Özenli olun yoksa sizi bir defa daha uyarmak zorunda kalacağımdemesi ne kadar uyarıcı olabilir. Olsa olsa sado mazo bir şekilde uyarılır insan. Uyarılmak? Neden böyle dedim? 

Her neyse, yani bir gece önce onunla buluşup güzel bir yemek yesek ardından gidip loş bir barda şarap içsek sonrasında da, mesela onun evine gitsek. Kocaman ve yumuşak yatağmda kırmızı saten nevresimlerin üzerinde sevişsek. O güzel yüzü zevkten inlerken izlesem onu. Ve adımı söyleyerek boşalsa. Zor tutuyor olsam üzerimde kıvranan bedenini. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Nevresimler? Saten... (Yahu ben ne dediın. Kadın bana soru sordu ve ben ”Nevresimler” dedim.) Pardon Ersin bey, nevresimin bu klipte işi ne. 2. ParcaOlay biraz farklı. Rock müzik konseptinde nevresim biraz romantik kaçmaz rm? Hele saten? (Toparlanmalıyım.) 


Ben nevresirnleri öyle sallandırahm demek istemedim. Yarıi çok alakasız bir yerden başlayabiliriz diye düşündüm. (Yuh bana. Bu mu aklıma gelen. Rezil olduk.) 
Açar mısmız? 
Ya siz? Siz açar mısınız? 
Pardon? (Olamaz. Bunu ben mi dedim? Durmasam ne diyecektim ki? Açar mısınız? Neyi nıi? Bacaklarınızı tabii. Buradan rahat göremiyorum da mı? Yoksa ağzınızı az daha açar mısınız mı? Hayret bir şeyim.) 


Yani siz de gözünüzde görüntüyü biraz açar mısınız? Bir rock klipte nevresim, romantizmi simgeler. Şarkının sözlerine bakarsak (nerede bu kağıtlar. Hah) Sözlere bir bakalım mesela. “Çıkarın beni buradan/ Kurtulmam gerek bu duvardan” diye başlıyor. Yani bu bir yatakta başlayabilir. Adam uyuyor olamaz mı? 


Benden nefret eden Birol laf atmasa olmazdı. Zart diye karıştı söze iste. Adamlar 4 kisi. Yatakta dördü de mi olmalı? (Hayır bir de sen olmalısın escortlarla sırayla seni evire çevire... demek vardı ya neyse) Hayır tabii. Solist yatsın, diğerleri etraftaki heykeller ya da cansız mankenler gibi dursunlar falan. Ayrıca burada bir beyin fırtınası yaratmaya çalışıyoruz. Birbirimizi çürütmek anlamsız Birol Bey. (Oh durum kurtuldu. Biri başka laf atsa da ona da geçirsem lafl... Ah ne kadar güzel dudak kıvrımları var. Tam köşesinden Öpmek gerek. Hatta son anda geri çekilip tam o kıvrımlara... Yabu ben manyak mıyım? Meslek hayatımda ilk oluyor bu. Kadın büyük bir ciddiyetle iş bekliyor bense onunla hayvanlar gibi sevişmeyi planlıyorum.)
Diyelim ki yatakta nevresimlerin arasında başladı klip. Ya sonra ne göreceğiz. Dudak. (Yuh. Yuh. Yuh. Ben ne yapıyorum kendime.) 


Dudak? 
Evet. Şarkı yakın plan bir istanbul escort dudağından başlasın. Ses solistin olsun ama görüntüde bir kadın söylesin mesela. Yatağa hapis gibi yani. Tabii. Yatakta bağlı olabilir. (Kurtuldum mu ne?) 
(Ne kadar irıce bir beli var. Yüz üstü duruşunu tahmin bile edemiyorum. Saçları öne doğru düşmüş olsa. Tek elini duvara dayamış olsa. Ben de tam arkasında o güzel beli izleyerek gidip gelsem gidip gelsem. . .) 


Adam nerede olacak? 
Arkasında. .. (Neee. Nasıl yapıyorum bunu?) Ee arkasında... Hah. Arkasıda duvarda olacak. Oradan çıksın mesela bir motorsikletle duvarı kırıp. Parçalar havada uçuşsun... (Benden başkası yok mu toplantıda ya. Aklımdan atmahyım şu kadının kadın yanını... Bu ne saplantı.) 


Duvar kadına mı yıkılacak? (Aferin dalama Birol. Sana da bu yakışır) Evet göçük altında kalacak. Akut yetişip kurtaracak. Hayır Birol burada yıkıntılara bakmayacağız. Klip bu. Deprem olmuyor. Görüntü değişecek.) 
(Sessizlik...) 
(Sımsıkı kapalı gözleri ve bana sarılmış 0 incecik bedeniyle ne kadar masum görünüyor. Minyon.Her minyon gibi ateşli tabii. Beyin ve kadınlığı çok yakın.) 
Peki sonra? O incecik bedeni ile. (Olamaz. Bittim ben.) 
Kim? 
Yataktaki escort ince olmalı böyle sizin gibi... Bir şey olmamış gibi yataktan kalkıp duvarı kırıp içeride müzik yapan ekibin önünden geçip duşa gitmeli. Sanki orada yoklarmış gibi. (Nasıl da güzel bakıyor) Bir bakış atmalı geçerken belirsizce. Sonra bornozla salona gelmeli. Sözler uyuyor ashnda. Üzerime geliyor/Sanki bütün insanlar/ Yalnız kalmalıyım/ Açılsın bütün kapılar. .. 
Yani ille de dört adamın hikayesi olınayabilir. Hem şarkı berbat bari kız kurtarsın olayı.. Dekolte Ve hoş bir kadın. Alımlı ve seksi, çekici, baktığı zaman iç eritecek biri... 
Aslında olabilir. Kim olabilir? 
Siz! (Sakın es verme) Yani siz kimi önerirsiniz. (Umarım anlasılmamıştır) 
Bilmem. Bugün farklı fikirler sizden çıkıyor. 
Kataloglara bakmalıyız. Hemen karar vermeyeliın. (Ter içindeyim.) 
(Ah sen patronum olrnayacaktın ki. Bu arada gözlerimi çevirip sana doğru bakmamahyım. Dikip gözlerimi bakarsam ki bugün nedense elimde değil, rezil olurum. Herkes dalga geçer benimle. Kalbim feci çarpıyor. Izin alıp toplantıyı da terk edemem ya. Hem yerimden bir süre kalkmam gerek sanırım. Kim dedi keten pantolon giy diye. Oil ) Neyse. Herkes bir saat sonra bu konuda plan yapmış olarak gelsin. Toplanalım. (Kurtuldum. Bitti. Toparlarım bir saate kadar.) 


BIR SAAT ÇABUK GEÇER! Evet. Yeni bir fıkrı olan var mı? Siz ne düşündünüz Ersin bey? Kalçalar. .. (Yandım ben.)