İstanbul Escort istanbul escortu beylikdüzünde traşa başladım

İstanbul escortu beylikdüzünde traşa başladım

Oldukça samimi bir erkek arkadaşım ablasıyla birlikte kalıyor. Ablası 35 yaşında, hiç evlenmemiş bir istanbul bayan escort. Ben ise zaman zaman onları ziyaret ederim. Leyla Abla'nın vücudu biraz zayıfça ama yine de çok hoş, Bir pazar günü yine istanbul escort beylikdüzü'ne onlara gitmiştim. Leyla Abla yalnızdı. Içeri girmem için ısrar etti. Tavırları her zamankinden farklıydı. Daha ewel ona karşı hiç bir şey hissetmemiştim. O gün kısa kollu bir penye giyiyordu. Içinde sutyen de yoktu. Göğüsleri küçük ama uçları birer fındık iriliğindeydi. Altında ise dar bir eşofman vardı. Bir tuhaf olmuştum. Içeriye geçip oturduk. Ancak sol eli sargıIıydı. Düşmüş ve bileği çatlamıştı. Göğüslerinden gözümü alamıyordum. Onüm fena kabarmıştı. Farkındaydı. Çok utanmıştım. Biraz sonra banyo yapacağını söyleyip gitti... 
Kısa bir süre sonra geri gelip banyodan önce etek tıraşı olacağını, ama eli sakat olduğu için yapamayacağını söyleyip benden yardım istedi. Şok olmuştum. Çünkü Leyla Abla solaktı. Zor nefes alıyordum. Güldü ve “utanma” diyerek elimden tutup beni kaldırdı. Banyoya girdik. Içerisi çok sıcaktı. Malzemeler hazırdı. Terlememem için gömleğimi ve pantalonumu çıkarabileceğimi söyledi. Bir tek külodum kalmıştı. Onüm daha da belirginleşti. Zira aletim çok büyüktü. O ise hala giyinikti. Biraz sonra eşofmanını çıkardı. O ne müthiş birşeydi öyle! Külodunun kenarından tüyler fışkırıyordu. Onun önü de kabarmıştı. Yavaşça külodunu indirdi. 0 da ne? Karşımda simsiyah bir tüy yığını duruyordu. Bayılacak gibi oldum. 0 ise gülüyordu. Penyesini de çıkardı. Dimdik göğüsleri ortadaydı. Uçları iri ve mosmordu. Boş küvetin içine yatıp bacaklarını ayırdı. lşleme başladım. Ellerim titriyordu. O ise kendinden geçmiş inilti şeklinde nefes alıyordu. Ben elimi değdirdikçe küçük ve dar üçgeni çiçek gibi açılıyordu. Binbir zorlukla bitirdim. Arkasını da aldım. O da müthişti. Artık boşalmak üzereydim. Uçgenini suyla yıkadım. Tertemiz olmuştu. Elimi tutup iyice şişen üçgeninin üzerinde gezdirdim. Cesaretlenip göğüslerini emmeye başladım. Ezercesine sıkıştırıyordum. Başını geriye attı. Dilim kılsız üçgenini tararken zevkten kısa kısa çığlıklar atıyor, uzun tırnakları ile sırtımı ve boynumu yoluyordu. Dilim adeta üçgeninin derinliklerinde petrol arar gibiydi. Aynı şekilde bacaklarını da okşayıp yaladım. Artık sıra ona gelmişti. Külodumu indirir indirmez koskoca aletimi o büyüleyici heybetiyle görünce biraz ürktü. Büyük bir iştahla ağzı ile uyarmaya başladı. Bu sefer çığlıkları atan bendim. Daha sonra dudaklarımız birleşti. Onu doyasıya öpüyordum. Bu arada benimki hedefini bulmuştu. Tam içeri girecekken birden doğruldu ve bakire olduğunu söyledi. Ardından hemen arkasını döndü. Çok dardı. Daha yarıya kadar gelmişti ki bağırmaktan sesi kısılmıştı. Ve korkunç bir çığlıkla sonunu buldum. Şimdi önümde zevkin doruğunda acıyla kıvranıyordu. Şiddetli bir çığlıkla ben de boşaldım. 
Salona geçip birer sigara yaktık. Onun üçgeni hala kabarıktı. Benimki ise yeniden sertleşmişti. Yanıma geldi ve aletime kılıf taktı. Ben gücüm tükenmiş sırtüstü yatıyordum. Dayanamadığını söyleyip üçgenini açtı ve banyodakinden beter bir çığlıkla üzerime yerleştirdi. Saçlarını yoluyor, benim göğsümü tırmalıyordu. Adeta üstümde dans ediyordu. Uzun bir süre aynı şekilde devam ettikten sonra aynı anda çığlıklarla boşaldık. Yanıma uzandı. Doyasıya beni öpmeye başladı. Uçgeninden son model koltuğa akan kırmızı sıvı umrunda bile değildi. 
(Rumuz: Çılgın Aşığım KONYA)