İstanbul Escort istanbulda cılgına dönmüş escort kısrak gibiydi

İstanbulda cılgına dönmüş escort kısrak gibiydi

 

istanbulda günlerden pazardır. Gerçekten çok güzel. bir hava vardı.Ben de dolasmak için deniz kıyısına inmenin çok iyi olacağını düşündüm. Bir yandan araba kullanıyor, bir yandan da kaldırımlarda yürüyenleri seyrediyordum. Birden yolda tek başına yürüyen, streç mini etek giymiş, oldukça güzel sayılabilecek bir bayan gördüm. Aslında böyle bir kadının yalnız olmasına çok şaşırıyordum. Arabayla yanına yaklaştım. “Nereye gidiyorsanız bırakabilirim" dedim. Biraz tereddüt etti ama sonra kabul ederek arabaya bindi. 
Arabada gözüme ilk çarpan şey daracık bluzunu delip çıkmak isteyen göğüsleri oldu. Onu bir yerde birşeyler içmeye davet ettim. Kabul etti ama bir şartı olduğunu, sadece kendi evinde birşeyler içebileceğimizi escort olduğunu söyledi. 
ümraniyede evine gittik. Bu arada bayağı samimi olmuştuk. Adı Bahar’dı. Ozel bir hastanede hemşire olarak çalışıyordu. Teybe güzel bir müzik koyup içkilerimizi getirdi. Elimizde kadehler göz göze konuşuyorduk. Birden ortalığa derin bir sessizlik çöktü. Elindeki kadehi masaya koymak için uzanırken “dayanamayacağım" dedi ve dudaklarını dudaklarıma yapıştırdı. Böylece bir aşk ziyafeti başlamış oldu. Yavaşça omuzlarını öpüyordum. 0 da garip zevk iniltileri çıkartıp kulak memelerimle oynuyor, arada ufak ısırıklar atıyordu. Uzerindeki bluzu omuzlarından yırtarak çıkardım. Şimdi o sıkışan göğüsleri. serbest kalmıştı. Yavaş yavaş sıkıyordum. O kadar sertlerdi ki iki elimle bile yoruluyordum. 0 da çareyi gömleğimin düğmelerini açmak yerine yırtarak çıkarmakta bulmuştu. Birbirimize sarılmak için ayağa kalktık. Bir çırpıda üzerindeki o daracık eteği çıkarttı. Sonra da çoraplarından kurtuldu. Resmen üzerime atladı. Ben ise henüz pantalonumun öbür ayağını“ bile çıkarmamıştım. Sert bir şekilde onu da çekip attı üzerimden. Evet artık herşey tüm gerçekliğiyle yaşanıyordu. Çok güzel bir vücudu vardı. Hele aşk üçgeni tertemiz ve ufacıktı. Poposu küçük, yuvarlak ve pürüzsüzdü. Dizleriminin üzerine çöküp arkasından başladım öpmeye. Bazen de minik öpücüklerin yerini hırçın ısırıklar alıyordu. 0 da saçlarımı çekiyor, kafamı bastırıyordu. Sıra ön tarafına gelince onu yere yatırdım ve bacaklarının arasına girdim. Dilimi ustalıkla kullanıyor, bana yardımcı olması için de parmaklarımı kullanıyordum. O, çılgına dönmüş kısraklar gibi kıvranıyordu. Kesik kesik çığlıkları gittikçe şiddetleniyordu. Yavaşça doğrulup yanına uzandım ve ateşli bir şekilde öptüm. Sonra o dudaklarımdan aşağı öperek inmeye başladı. Herşey çok gü-ı zeldi. Nefesinin sıcaklığı beni iyice tahrik etmiş ve organım tam sertliğe ulaşmıştı. Sonunda oraya ulaşmıştım. Gözlerini yavaşça açtı. Göreceğini görmüş ve donakalmıştı. Onu ağzına aldı. Once dibinden başladı, sonra kenarlarını öptü, yaladı. Profesyonelce hareket ediyordu. Hafifçe doğrulup üstüne oturmaya çalışıyor fakat tam anlamıyla yapamıyordu. Eliyle tutarak içine aldı. lçine girdiğinde dişlerini sıkıyordu. Böylece birkaç hareket daha yaptı. Artık dayanamıyordum. Yuvarlak kalçalarından tutarak onu kendime doğru bastırdım. Artık tamamiyle içindeydim. Birden çığlık attı. Birkaç saniye kıpırdamadan kaldı. Derin bir nefesten sonra yavaş yavaş oturup kalkmaya başladı. Artık zevk iniltileri iyice artmıştı. O anda boşalmaya hiç niyetim yoktu. Pozisyon değiştirdik. Şimdi sırtüstü yatıyordu. Ayaklarını belime dolamış, beni kendine doğru bastırıyordu. Ben de tempomu artt-ırmıştım. Birkaç dakika sonra kendimizi iyice kastık. Ve sonra bir rahatlama hissederek elini tırnaklarının geçmiş olduğu sırtımdan yavaşça bırakarak aşağıya kaydırdı. Artık ikimiz de en güzel sigaralarımızı tüttürüyorduk. (Rumuz: Prens Komando; HAKKARİ)