İstanbul Escort üç güzel escort beni istanbulda çiğnedi tükürdü

Üç güzel escort beni istanbulda çiğnedi tükürdü

2011 yaz tatilimi geçirmik için istanbula gitmiştim. kuruçeşme her türlü özgürlüklerin rahatça yaşandığı bir yer. Orada yaşayan kuzenimde kalacaktım. Bir gün kuzenim işten dönünce “Hadi gel, biraz keyfimize bakalım” dedi. Ben sıradan bir bara gideceğimizi sanmıştım. Modern, dışarıdan tek katlı gibi duran bir binanın önüne gelmiştik. Kapıda kırmızı neonlarla “Foot Club” (Ayak Kulübü) yazısı yazılmıştı. Aynalı kapı biz önüne gelir gelmez açıldı ve içeri girdik. Bizi bir görevli karşıladı. Kıyafetimiz de düzgün olduğu için bir problem çıkmamıştı. Sonra bizi iki sarışın kızın bilgi vereceği bir bölüme aldılar. Kuzenimle konuşmaya başladılar. Ben Iisam bilmediğim için ne konuştukları hakkında bir fikrim yoktu. Kuzenim şimdi bir eskort kızın gelip beni alacağını söyledi. Kısa bir süre sonra kızıl saçlı, uzun bacaklı, siyah mini elbise ve yüksek topuklu ayakkabılar giymiş bir escort geldi. Beni sağ taraftaki kapıdan bir koridora aldı. Buradan bir kabine geldik. Kabinde bana Ingilizce bilip bilmediğimi sordu. Evet cevabırıı alınca burada soyunup duş almamı sonra da yandaki odaya gelmemi söyledi. Soyundum, duşumu aldım, belime bir havlu sarıp yandaki odaya geçtim. lçeride bir esmer, bir kumral, bir sarışın ve deminki kızıl kız vardı. Hepsinin üzerinde beyaz önlükler ve ayaklarında yüksek topuklu siyah dekolte ayakkabı-lar vardı. Ortada ameliyat masası gibi bir masa duruyordu. Benden üzerine uzanmamı istediler. Yüzükoyun masaya uzandım. Biri havluyu belimden çekti. Dördü birden ellerini hoş kokulu bir kremle kremiedileri Ozel bir isteğim olup olmadığını sordular. Yok dedim. Bir el sağ bacağıma, biri sol bacağıma, bir el kaba etime ve belime, bir el de sırtıma masaj yapmaya başladılar. Erkekliğimin kabarması hiç de zor olmamıştı. Nefesimi zor tutuyordum. Bacaklarımda ve arkamda dolaşan e|ıer zaman zaman hassas bölgelerime yaklaşıyor ama fazla uyarmadan gerı çekiliyorlardı. Yan gözle kızlara bakıyordum. Sürekli tebessüm ediyorlar ve büyük bir özenle işlerine devam ediyorlardı. Onlüklerinin düğmeleri arasından tenleri gözüküyor, sivrilmiş göğüs uçları rahatlıkla belli oluyordu. Sonra durdular. Beni bu sefer sırtüstü çevirdiler. Benim utandığımı görünce de gülüştüler. Bu sefer aynı şekilde karnıma, göğsüme ve bacaklarımın ön yüzüne yöneldiler. Erkekliğime dokunmamaya özen gösteriyorlardı. Beni çıldırtacak kadar hassas bölgelerime yaklaşıp uzaklaşıyorlardı. Şimdi kızları daha iyi inceleme fırsatım olmuştu. Onlüklerinin altına hiç bir şey giymediklerinden emindim. Heyecanım giderek artıyordu. Kendi kendime dokunmasam bile patlayacak hale gelmiştim. Sonra beni tekrar yüzüstü çevirdiler. Birden masanın alçalmaya başladığını farkettim. Yanı başımda iki çift birbirinden seksi ayak, topuklu seksi ayakkabıların içinde duruyordu. O sırada belimde, tam omurgamın üzerinde bir ayak hissettim. Başucumda duran kızlar da ayakkabılarını çıkarttılar. Sivri topuklu ayakkabılar düz duramıyor, yan devriliyorlardı. Şimdi sırtımda, belimde, kaba etimin üzerinde ve bir de ensemde olmak üzere dört ayağın altında yatıyordum. Kızlar hafif hafif bastırıyor ama fazla ağırlık vermiyorlardı. Ensemdeki ayak saçlarıma ve yüzümün vanlarına doğru kayıyordu. Sağ kulak kepçemde ovaı hareketler yapıp tekrar enseme doğru kayıyordu. Sırtımdaki ayak omuzlarıma doğru gidip geliyor, diğerlerine göre ağırlığını biraz daha fazla hissettiriyordu. Belimdeki ayak oval hareketlerle belimi ovuşturuyordu. Beni böylece on dakika kadar çiğnediler. Sonra tekrar çevirdiler. Bu sefer bir ayak bacaklarımda, diğeri karnımda ve biri göğsümün yarısındaydı. Kızların aşağıdan görünüşleri muhteşemdi. Karnımı çiğneyen ayak bütün özenine rağmen ara-da erkekliğime dokunuyor, bu da beni çıldırtıyordu. Bacaklarımı çiğneyen esmer kız ayağını erkekliğimin üzerine yavaşça değdirdi. O anda dayanamayıp boşaldım. Hemen ayağıyla bastırıp yuvarlak hareketlerle erkekliğimi ezmeye başladı. Suyumla ıslanan ayağı kayganlaştıkça aldığım zevk de artmıştı. Bitkin bir halde ayaklarının altında yatıyordum. Bana eskortluk yapan kızıl kız tekrar duş almamı söyledi. Duş alıp odaya döndüğümde irkildim. Odanın dekoru tamamen değişmişti. Kızlar siyah deri ve metallerden oluşmuş aksesuarlar giymişlerdi. Göğüsleri ve küçük üçgenleri meydandaydı. Tereddütümü görünce beni tutup içeri çektiler. Ellerimi arkadan kelepçelediler. Yerde dizlerimin üzerine çökmüştüm. Biri saçlarımdan çeip beni arkaya devirdi. Dizlerim bükülü, ayaklarımın altında kalmıştı. Biri sivri topuklu ayakkabılarını çıkarmadan göğsüme bastırdı. Deminki nezaketlerinden eser yoktu. Bütün ağırlığını üzerime veriyor, sivri topuğunun canımı acıtmasına aldırmıyordu. Sarışın kız karşıma geçti. Eğildi ve canımın acısından neye uğradığını şaşıran erkekliğimi ağzına aldı. Masajın da etkisiyle gevşemiş olan vücudum gerilmişti. Bu sırada bir çıplak ayak da yüzümde belirdi. Ağzımı burnumu eziyor, acımasızca bastırıyordu. Erkekliğim gerekli boyuta ulaşınca sarışın olanı hemen beni içine aldı. Bu lastiklerde bir şey vardı. Dört tane lastik almıştı. Dört yepyeni lastik. Hepsini kontrol ettirmiş, balansını yaptırmıştı. Hem de sadece iki saat önce. Şimdiyse lastikler yaşlı bir kadının göğüsleri kadar eğriydi. Artık herhangi birşey yapmak için de çok geçti, yola çıkmıştı bir kere. Shelley annesini bu sıcak San Francisco gününde almış ve birkaç saat önce medeniyeti terketmişti. Direksiyon deli gibi titriyordu. 
“Haritayı kaldır da göreyim" dedi yanında oturan annesine. Sadece 30 kilometrelik yolları kalmıştı. Sadece 30 kilometre daha annesinin “Bu ne sıcak!" deyişini dinleyecekti. Tam 25 yıl 1967 model Volkswagen kaplumbağasını kullandıktan sonra annesi birden artık yeterince lüks olmayan bir otomobili kullanamayacağına karar vermişti. Hatta hiçbir otomobili kullanmaya hazırlıklı değildi. Ne hoş bir sürpriz, değil mi? Evet, artık 0 yolcu koltuğunda oturup beş dakikada bir hava durumunu bildirecekti. Shelley, ilk benzinciye girip lastikleri aldığı adamı aramaya karar verdi. Bunun hesabını soracaktı. Kendisi gibi masum bir kızı böyle lastiklerle 500 kilometrelik bir yola göndermeye utan. mıyor muydu? ' ' Bu kadar yakışıklı bir adam karşısında nasıl kızgın bir ex. tüketici rolünü oynayacaktı . acaba? Bu kadar seksi biri. nin lastik yığınlarının arkasına saklanmış olmasına imkan var mıydı? Shelley kendini tamirhanenin önündeki kıpkırmızı Ferrari’ye yaslanmış bir halde hayal etti. Onun çalışmasını izliyordu. Kot pantalonunun üzerinden erkekliğini farkedebiliyordu. Çıplak karnını onun erkekliğine bastırdığını düşündü. lslandığını hissetti xşıe adamın onun kokusunu alıp alamadığını merak etti. Onbeş kilometre yolları kalmıştı. Annesi Bay Harding'den bahsediyordu. Kendi pansiyonunu inşa etBIR DAHA CAN" mekte olan Bay Harding. .. Bir aile dostları. Eski bir ÇIGLIK ATACAKTİ. bankanın binasını satın " almış, tüm tamiratları tek OYLE YAKAR! başına yapıyordu. “Ne kadar erkeksi bir adam" dedi annesi. Shelley'nin aklı lastikçiye takıldı yine. Çok güzel bır erkek olmasa, güzel bir kadın olurdu mutlaka. Kıvır kıvır uzun saçları vardı. insanın içinden o bukleleri parmağına dolamak geçıyordu. Shelley elleriyle onun göğsünü okşadı. 0 da kollarını sıkıca belıne doladı. 
Adamın ıslak agzı onun boynunun çukurunu arıyordu. Shelley kendını hiç bu kadar yumuşak hissetmemişti. Adam onun tadını almak istiyordu. Elleriyle yüzünü bal kutusuna bastırdı, bacaklarını da omuzlarına doladı. Beni yala! Dılı çok etkılı olmuştu. Nefesı hızlandı. Çok sıcaktı. Erkegin vucudu da fazlasıyla sıcaktı. Başı çatlayacak gıbi ağrıyordu Şımdı hemen onu ıcınde hissetmek istiyordu! Dıreksıyondaki eller nı oynatıp ellerindeki teri sıldi. Göğüslerının uçları sızlıyordu. Sadece 10 kilometre yolları kalmıştı. Acaba annesi bu kadar sıcak ve bunaltıcı bir günde göğüs uçlarının sertleşmiş olduğunu farkeder miydi? Onlerindeki yol ayrımına yaklaştıkça Shelley, adamın kendisini belinden tutarak bir sıra çelik radyalin üzerine, öne doğru yatırdığını gördü. Sonra vücudunu kalçalarına bastırdı. Kot pantalonu aşağı düşüverdi. Sertliği kalçalarına baskı yapıyordu, kalçalarının arasına doğru kaymaya başlamıştı. Bacaklarının titremeye başladığını hissetti. Lütfen bay lastikçi, lütfen durma. Sakın durma! Sertliğinin içine girdiğini hissetti. “Shelley ne yaptığını sanıyorsun?” diye bağırdı annesi birden. On panele yapışmıştı kadıncağız. “Ozür dilerim. Gaz yerine frene basmışım." Bay lastikçi içinde yavaş yavaş gidip geliyordu. Oylesine geri çekiliyordu ki bal kutusu ona dönmesi için yalvarıyordu adeta. istemeden mırıldandı. Tekrar öne doğru kaykıldı o anda. Büyük bir hızla. Ucunu içinde, taa derinlerde hissetti ve acıyla geri çekildi. Bir daha canını öyle acıtırsa çığlık atacaktı. Bir daha canını öyle yakarsa gelecekti. Bacaklarını bitiştirmeye çalıştı. O ise dao . ha da bastırdı. Dudaklarının . . arasından bir çığlık çıktı. Bu  arada kendini lastiklere iyigit L“ ce gömmüştü. Onu sıkıca . “V tutuyordu. Hızla gidip gelı mekteydi içinde. Birden bacaklarının büküldüğünü hissetti. Spazmlar arasında ona sımsıkı sarıldı. Shelley yoldaki bir çukura hızla girdi. Sonunda gelmişlerdi! Sağda şehrin ilk benzincisi vardı. Hızla direksiyonu çevirip benzinciye girdi. Kenardaki telefon kulübesinin önünde durdu. "Hayatım, telefon bozuk galiba. Doğrudan Mary’lere gitek istemediğine emin Annesi bu benzinciyi sevmemişti. Annesi halka açık bir yerde idrar kokusu aldığı anda o yerden nefret ederdi ve birşeyin çalışmadığını iddia ederdi. ' Lastikçinin ,kartını çıkarıp  üzerindeki numarayı çevirdi. Evet, Bay lastikçi, bu lastikler misketier kadar gevşek ve ben de senin sertliğini şu anda dudaklarım n arasında hissetmek istiyorum. Tadını hissetti. öylesine tatlıydı ki... 
”Selam, ben Shelley. Birkaç saat önce kırmızı Ferrari ile gelmiştim. Bu lastiklerin balansı olmamış. Uzun yola da çıktıgın Arabayı böyle kullanmak tehlikeli değıl mi?" Evet, bal kutusu sızlayan bir halde araba kullanmak çok tehlikeliydi. Ve de göğüsleri sertleşmiş bir halde... Sırılsk olmuş bir pantalonla ve tir tır titreyen bacaklarla da... Shelley kulubeden dışarı uzanıp annesine seslendi. "Merak etme.“ dedi, ‘Eve dönunce götürürsek bakacak." Telefonu kapattı. “Ben bir kola alacağım." dedi. Birbirine lanmış bacaklarını çözmeye çalıştı. Bu idrar kokan pis benzincıde birkaç dakika daha kalıp kendine gelecekti.